Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim

Bugün sizlerle “Kutlu Doğum Haftası” dolayısı ile öğrencilerim arasında düzenlediğim ödüllü “Peygamberimize Mektup” yarışmasında birinci olan öğrencimin mektubunu paylaşmak istiyorum… Mektubun tüm hakları Şule Özden‘e aittir.

İşte Birinci Olan Mektup:

NUR YÜZLÜ, GÜL KOKULU SEVGİLİ PEYGAMBERİM

Seni nasıl anlatmalıyım?
Kelimeler seni anlatmaya yeter mi?
Hangi dil seni tam anlamıyla söylemeye yeter?
Bilemiyorum?
Hangi yönün etkilemedi ki beni Ya Resülallah.
Sen gelince aklıma, yağmur serinliği dolar içime,
Dertlerime merhem olur senin sevgin…
Sen ”Eminsin” Ya Resulallah.
İsmin ”Muhammed’ül Emin”
Yani güvenilir insan, dosdoğru insan.
Senden öğrendim ben her şeyi.
Dostluğu, kardeşliği, kulluğu.
Senden öğrendim ben duayı, sevgiyi, kardeşliği?
Senden öğrendim paylaşmayı, yardımlaşmayı, merhameti?
Ve bunlar gibi pek çok şeyi senden öğrendim Ya Resulallah .
Bunların yanında muhteşem kâinatın,
Basit bir tesadüften oluşmadığını bizlere sen öğrettin.
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.

Yürekler, senin hasretinle kavrulan kurak bir çöl gibi sanki…
İnan ki, insanın bir yanı sana layık olamamanın kaygısıyla yaralı.
Tebessümünle, hüznünle, yaşayışının her noktasından,
Her anına kadar seni hakkıyla tanıyamadık, biliyorum.
Seni her anışımda gözlerim ıslanıyor
İçimi garip bir his kaplıyor.
İşte o zaman ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilemiyorum.
Bilemiyorum işte.
İçimi kaplayan bu his bir süre çıkmak bilmiyor içimden.
Zaman duruyor sanki… Seni çok seviyorum?
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.

Sen, insanlığın yardıma muhtaç olduğu bir zamanda yetiştin.
Rabbimizin emirleriyle geldin, İslâmiyeti yaydın?
Bizlere İslamı anlattın, İslamiyete inandırdın.
Yaşayışınla bizlere en güzel örnek oldun?
Sana ne kadar teşekkür etsek az Ya Resulallah.
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.

Sana bu mektubu yazarken bile o kadar duygulandım ki…
Bütün kelimeler boğazımda düğümleniyor sanki…
Ellerim titriyor bu mektubu yazarken size.
Aslında hiç titremezdi ellerim ama şimdi neden titriyorlar ki…
O kadar çok düşünce var ki aklımda, hiçbirini yazamıyorum.
Bütün kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Aslında hiçbir kelime, cümle yetmiyor sizi anlatmaya.
Bizler için, herkes için yaptığınız şeyler…
Başka kim yapardı ki bunları… Başka kim yapabilirdi?
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.

Ah keşke herkes seni örnek alabilseydi.
Herkes senin izninden yürüseydi.
Kimsenin canı yanmazdı.
Herkes mutlu olurdu.
Sokaktaki çocuklar ağlamazdı.
Yetimler unutulmazdı.
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.

Seni çok özledim Ya Resulallah.
Sana binlerce kez teşekkür etsek az biliyorum.
Ama ben yinede sana yaptığın her şey için
Sana çok ama çok teşekkür ediyorum Ya Resulallah.
Sana olan özlemimiz artarak yalvarıyoruz Rabbimize.
Bizi sana layık ümmet etsin.
Seni çok ama çok seviyorum
Sevgili Peygamberim.
Nur yüzlü, gül kokulu sevgili Peygamberim.
Şule Özden/İzmir

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 5.0/10 (6 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

411 views

Cenazesini Bizzat Padişahın Yıkadığı ve Defnettiği Sarhoş Bergamalı Nalıncı Baba

Murat Han (III. Murat) o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:

- Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
- Akşam garip bir rüya gördüm.
- Hayırdır inşaallah.
- Hayır mı, şer mi öğreneceğiz.
- Nasıl yani?
- Hazırlan dışarı çıkıyoruz.

Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd?a çıkar, döner Vefa?ya. Zeyrek?ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar ?Kimdir bu?? Ahali ?Aman hocam hiç bulaşma? derler, ?ayyaşın meyhur?un biri işte!?

- Nerden biliyorsunuz?

- Müsaade ette bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.

ÖFKELİ KOMŞULAR

Bir başkası tafsilata girer.

-?Biliyor musunuz?? Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısında çalışır, nalının hasını yapar. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine.

Hele yaşlının biri çok öfkelidir.

-İsterseniz komşulara sorun. Sorun bakalım, onu bir kere olsun cemaatte gören olmuş mu?

Hasılı mahalleli döner ardını gider. Bizim tebdil-i kıyafet mollalar kalırlar mı ortada. Tam Vezir de toparlanıyordur ki padişah önünü keser.

- Nereye?

- Bilmem. Bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.

- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir şey diyemem. Ama biz gidemeyiz. Öyle veya böyle tebamızdır. Defnini tamamlasak gerek.

- İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.

- Olmaz. Rüyadaki hikmeti çözemedik daha.

- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?

- Mollalığa devam. Naaşı kaldırmalıyız en azından.

- Aman efendim. Nasıl kaldırırız?

- Basbayağı kaldırırız işte.

- Yapmayın etmeyin sultanım, bunun yıkanması paklanması var. Tekfini, telkini?

- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasılhane bulmalıyız.

- Şurada bir mahalle mescidi var ama?

- Olmaz. Vefat eden sen olaydın nereden kalkmak isterdin?

- Ne bileyim Ayasofya?dan, Süleymaniye?den. En azından Fatih Camii?nden.

- Ayasofya ile Süleymaniye?de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii?ni iyi dedin. Haydi yüklenelim.

Ve gelirler camiye. Siyavuş Paşa sağa sola koşturur kefen, tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa. Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü şakilere benzemez. Hem mânâlı bir tebessüm okunur dudaklarında.

Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin ona keza. Meçhul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine hayli vardır daha. Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır:

- Sultanım yanlış yapıyoruz galiba

- Nasıl yani?

- Heyecana kapıldık, cenazeyi sorup araştırmadan getirdik buraya, Kimbilir hanımı vardı belki, belki de yetimleri?

- Doğru. Öyle ya. Neyse, sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim.

BİZİM EFENDİ BİR ALEMDİ

Vezir cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur, nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler, sanki bu vefatı bekler gibidir.

- Hakkını helal et evladım .Belli ki çok yorulmuşsun.

Sonra eşiğe çöker ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar. Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, belki hatıralara dalar. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından.

- Biliyor musun oğlum?? diye dertli dertli söylenir, Bizim efendi bir âlemdi vesselâm. Akşamlara kadar nalın yapar, ama birinin elinde şarap şişesi görmesin, elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya.

- Niye?

- Ümmet-i Muhammed içmesin diye.

- Hayret.

BAK ŞU İŞE!

Sonra malum kadınların ücretini öder eve getirirdi.

- Ben sizin zamanınızı satın aldım mı, aldım. Öyleyse şimdi dinleseniz gerek, der çeker giderdi, ben menkibeler anlatırdım onlara. Mızraklı İlmihal, Hüccet-ül İslâm okurdum.
- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki.
- Milletin ne sandığı umurunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. ?Öyle bir imamın arkasında durmalı ki? derdi, ?tekbir alırken Kabe?yi görmeli.?
- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi.
- İşte bu yüzden Nişanca?ya, Sofular?a uzanırdı ya. Hatta bir gün
- Bakasın Efendi! Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. İnan cenazen kalacak ortada?. dedim,
- Doğru öyle ya?
- Kimseye zahmetim olmasın! deyip mezarını kazdı bahçeye.
Ama ben üsteledim.
- İş mezarla bitiyor mu? Seni kim yıkasın, kim kaldırsın? dedim.
- Peki o ne dedi?
- Önce uzun uzun güldü, sonra
- Allah büyüktür hatun, hem padişahın işi ne? dedi.

?..

İşte Nalıncı Baba o adsız sansız Allah dostlarından biridir. Asıl adı, Muhammed Mimi Efendidir. Bergamalıdır. 1592 yılında vefat etti. Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve mübareği evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu. Dahası bir tekke ile yaşattı adını. Türbesi Unkapanı?nda, Cibali tütün fabrikasının arkasında, Haraçzade Camii karşısındadır.


********************************

Emeğe Saygı
Yazının başka sitelerde yayınlanmasında lütfen linkimiz kullanın
YÜCEL ERDOĞAN

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 9.5/10 (14 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 3 votes)

7.788 views

Kozak Çam Fıstığı Tescillendi

Tahsin TUNA/ Bergama
Bergama ticaret Odası?nın 2008 yılında Bergama İlçe Müdürlüğü ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığına başvurusu sonucu «Bergama Kozak Çam Fıstığı» coğrafi işaret denetleme komisyonuna girmek ve Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı?na başvuruda bulunması sonucu Kozak Çam fıstığı tescillendi.

Dün Bergama Ticaret Odası Sosyal Tesislerinde düzenlenen törenle Kozak yöresinde bulunan ve Çam fıstığı üretimi ile hayatını kazanan üreticiler adına 16 köy muhtarına tescil belgeleri dağıtıldı.

Törene Ticaret odası Başkanı Melih Kahraman?ın Başkanlık ettiği toplantıya, Belediye Başkanı Mehmet Gönenç?in yanı sıra ilçede ki diğer sivil toplum kuruluşlu üyeleri ile bürokratlar katıldı.

Bergama Ticaret Odası Başkanı Melih Kahraman, konuyla ilgili olarak burada yaptığı sunumunda Kozak fıstığının nasıl tescillendirdikleri ve bu aşamadan sonra Çam fıstığı üreticilerinin nasıl hareket etmeleri gerektiğini şöyle anlattı. ?09.10.2008 tarihinde Bergama Ziraat Odası da «Bergama Kozak Çam Fıstığı» coğrafi işareti denetleme komisyonuna girmek için Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı?na başvuruda bulunduk. Başvurumuz üzerine Bergama Kozak Çam Fıstığı?nın coğrafi işaret tescili için; Tarım ve Köy İşlerinin Bergama İlçe Müdürlüğümüz ve Bergama Ziraat Odası?nın denetleme komisyonunda yer aldı.

Bu resmi başvurumuzdan sonra ayrıca 2009 tarihinde Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü?nün çam fıstığının fiziksel ve kimyasal özellikleri araştıran bir rapor hazırlattık. Türk Patent Enstitüsü, Bergama Kozak Çam Fıstığı ibaresini tescil ederek 08.06.2010 tarih 27605-0 sayılı Resmi Gazete yayımlandı. «Bergama Kozak Çam Fıstığı» ibareli coğrafi işaret başvurumuz tescil edilmiştir.?dedi.

Bergama Markası Taşımayan Çam Fıstığına Büyük Ceza
Ticaret Odası Melih Kahraman Bergama Kozak Çam Fıstığı ibareli coğrafi işaretin kesinleşmiş bir tescil olduğunun altını çizerek sözlerine şöyle devam etti. ? Bilimsel araştırmalara göre Kozak Ege denizi çevresindeki yeryüzü oluşumu içerisinde başkalaşım geçirmiş, yerkabuğu jeolojik tarih çizgisinde ilk önce ortaya çıkmış yaşlı bir coğrafya kesimidir. Bergama?nın kuzeybatısında olup deniz seviyesinden 500 metreye kadar yükselmektedir. Toprak yapısı fıstık çamı için elverişli olan geçirgenliği yüksek, taneli, granit, gnays, kristalleşen şistler üzerine yaygın yapıda toprağa sahiptir. Akdeniz iklimine sahip bölgede Yıllık ortalama 700-800 mm yağış, 15-16 derece sıcaklık, %70-80 dolayında nispi nem oranına sahiptir. Bölgenin geçirgenliği yüksek, taneli, granit, gnays, kristalleşen şistler üzerine yaygın yapıda toprağa olması fıstık ağacının yeteri kadar olgunlaşmamasına ve bu ağaçtan elde edilen iç fıstığın maksimum kalitede olmasını sağlar. Fıstık çamı kazık kök yapan bir bitki olduğundan maksimum verimi vermesi için derin toprak ya da çözülmüş ana materyal istemektedir. Bölgemizde yaygın granitli topraklarda 740 metre yüksekliğe kadar çam ormanı bulunmaktadır. Fıstık Çamı yüksek nem ve bol yağış istemesine rağmen taban suyu seviyesinden olumsuz etkilenmektedir. Özellikle sıcaklık ve yağış miktarındaki ekstrem değerler ve sapmalar verimi etkilemektedir. Yağışın az, sıcaklığın çok yüksek olduğu kurak dönemlerde iri dolgun gövdeli ve sivri ucu krem renkli olan fıstık zayıflar ve ucu sararan bir türdür? dedi.

Fiziksel Özellikleri
100 gramında dane sayısı 138?
Boy (mm) 14,25?
En (mm) 5,48?
İç Randıman (%) 27,73

Kimyasal Özellikleri
Nem 4,64
Su Aktivitesi (aw) 4,52
Kül 41,93
Yağ 44,9
Protein 31,97
Karbonhidrat 13,9

Vitamin İçerikleri ( mg/100g)
Askorbik asit (Vitamin C) 2,50
Thiamin (B1) 1,50
Riboflavin (B2) 0,28

Mineral Maddeler (mg / 100g)
Potasyum 734
Fosfor 654
Magnezyum 362
Kalsiyum 16,33
Demir 10,83
Çinko 6,56
Manganez 5,83
Sodyum 4,66
Bakır 3,3

Yağ asidi bileşimi (toplam yağ asidi içindeki %?si)
Miristik(C14:0) 0,04
Palmitik(C16:0) 6,31
Palmitoleik(C16:1) 0,90
Heptadekonoik(C17:0) 0,11
Steraik asit(C18:0) 3,51
Oleik(C18:1) 38,31
Linoleik (C18:2) 47,10
Linolenik (C18:3) 1,17
Arakhidik(C20:0) 0,37
Ekosenoik(C20:1) 0,56
Ekosadinoik(C20:2) 0,53
Ekosatrionik(C20:3) 1,76
Henikosanoik(C21:0) 0,12
Coğrafi Sınırları;

Çam Fıstığının Üretimi

Bergama?ya bağlı Terzihaliller, Yukarıcuma, Yukarıbey, Aşağıbey, Aşağıcuma, Ayvatlar, Çamavlu, Demircidere, Okçular, Göbeller, Güneşli, Hacıhamzalar, Hisar, Kaplan, Karaveliler ve Kıranlı köylerinde yetişmekte olan Çam fıstığının 2010 yılında, 5.000,000 hektar alandan 750 tondan 39.000.000,00 TL değerinde çam fıstığı üretildiği de ifade edilen toplantıda 2010 İhracat Rakamlarına göre 550.334,60 $ gelir elde edildiği,

Müstahsillerin getirdiği künerler mal kabulde tartılarak depolanır. İşlenmek üzere depodan alınarak yıkama ünitesine getirilen künerler burada havuza dökülerek ve kapalı sistem yıkama kazanından geçirilir. Sonra siloda depolanır. Siloda bir gün bekletilen küner kalibre eleklerine aktarılarak dört boy halinde ayrılır. Kabuk kırma valslerinden geçirildiği, kabuk kırma valslerine gelen küner burada elevetörler aracılığı ile sürekli bir dönüşüme tabi tutularak kırılır, kabuk ve iç fıstık haline gelir. Titreşimli döner elekelerde kabuğundan ayrılan iç fıstık delikli pnömatik ayırıcılardan geçerek biriktirme kovalarına gelir.Biriktirme kovalarına da toplanan iç fıstık delikli plastik kasalara 2-3 cm kalınlığında serilerek istiflenir ve 1 ila 3 gün süren doğan kurumaya bırakılır.

Doğal kurumaya bırakılan fıstıklar dönerli fırça sisteminden geçirilerek fıstığın yüzeyine yapışmış zar ve kepek ayrılır.

Zar ve kepeği ayrılan fıstık kovalarla taşınarak optik ayırıcıda tip dışı ve kırık fıstıklar, cemdik tabir edilen künerler ve kabukları ayrılır.

Optik ayırıcıdan geçen fıstık ayıklama bantlarında tekrar gözden geçirilerek biriktirme silosunda toplanır.
Biriktirme silosunda bekletilen fıstıklar yıkama bölümünde 28-32 OC su ile fırçalı döner yıkama ünitesinde yıkanarak suyu alınmak üzere titreşimli ön kurutmaya geçer.
Ön kurutmada suyu alınan fıstık elevatör aracılığı ile 80 OC sıcak hava dolaşımlı kurutma ve dezenfektasyon fırınına geçer.

Soğutma ünitesine soğuk havayla karşılaşan fıstık ortam sıcaklığına döndürülerek elevatörle dinlenme bunkerine alınır.

Dinlenme bunkerinden kalite kontrol ve son seçme bandına alınan fıstık yeniden seçime alınarak son kontrolden geçirilir ve bez torbalara doldurulur. Bez torbalar içinde paketleme bölümüne aktarılan fıstık buradan tartılarak ambalajlara dönüştürülür ve takviyeli karton kutulara konularak satışa sunulmak üzere hava deposunda 8 ?c ortam sıcaklığında muhafaza edilir.

Bergama Kozak Çam Fıstığı Denetimi
Bergama Kozak Çam Fıstığı?nın coğrafi işarete uygunluğunun kontrolü, tat ve koku özelliklerinin bilimsel olarak belirlenmesinde bir duyusal analiz yöntemi olan Lezzet Profili Analizi (LPA) tekniği kullanılacaktır.

Lezzet Profil Analizi(LPA), bir lezzet bileşeninin nitel ve nicel özelliklerinin tamamlayıcı değerlendirme tekniği ile ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan bir duyusal değerlendirme yöntemidir. LPA Tekniğinin işlem basamakları; Panelist seçimi ve eğitimi-Tat, koku ve tüm lezzeti açıklayan karakter özelliklerinin belirlenmesi ve tanımlanması Karakter özelliklerinin algılanma sıralarının saptanması ve bir skala sisteminde bu faktörlerin yoğunluklarının derecelendirilmesi Lezzet şiddetinin değerlendirilmesi, Tat sonrası izlenim ve sürekliliğinin belirlenmesidir. Bergama Kozak Çam Fıstığı?nın denetleme sırasında çam fıstığının tat ve koku özelliklerinin bilimsel olarak kontrolünün bir duyusal analiz yöntemi olan Lezzet Profil Analizi(LPA) tekniği ile yapılması yeterli olmayıp, söz konusu çalışmalar Gaz Kromatografisi /Kütle Spektrometresi tekniği kullanılarak gerçekleştirilecek objektif araştırmalarla da desteklenecektir. Ayırt edici özelliğiyle ön plana çıkan ve Kozak bölgemizle özdeşleşen Kozak Çam Fıstığını; 61. Dönem Hükümeti?nin yeni kabinesine Tescil Belgemizle Birlikte hediye olarak gönderiyoruz.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

1.544 views

Bergama Kozak?ta Fıstık Çamları Tehlikede

Bergama Ticaret Odası Başkanı Melih Kahraman öncülüğünde bir araya gelen Bergama Kozak yöresi köy muhtarları, fıstık çamlarında meydana gelen kuruma nedeniyle topladıkları dilekçeleri ilgili yerlere gönderecekleri bildirildi. Kahraman, Oda?da düzenlediği toplantıda, Türkiye?de üretilen çam fıstığı ağacının yarısının Bergama kozak köylerinde bulunduğunu, yılda 1500 ton fıstık üretiminin yapıldığını söyledi

Son yıllarda henüz belirlenemeyen bir nedenle ağaç dallarında kuruma meydana geldiğini ifade eden Kahraman, ?Fıstık çamı ağaçlarında meydana gelen bu zararın belirlenmesi için topladığımız imzalı dilekçelerimizi, Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan başta olmak üzere Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, orman mühendisliği bölümleri ve İzmir Valiliğine göndereceğiz? dedi.

İlgili Bakanlıklarla Başbakanlığa gönderilen yardım çağrısı ise şöyle
Okumaya devam et

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

727 views